Neden bir kartuş yayınlar insan?
Bir basit kartuştan fazla ne olabilir bu?
.
.
.
vs. vs.
"Nasıl yapılır?" denilen bir program var bazı arkadaşlar izlemiştir yada duyanlarınız olmuştur.Bu programın bir bölümünde HP marka kartuşların yapıldığı tesisler ve bu kartuşların yapılışı anlatılmakta.
Kartuşun üzerinde saç telinin girebileceği kadar ince bir delikten ve yanma odasından bahsediliyor.Bu yanma odasındaki sıcaklık 2milisaniyeliğine güneşten 7 kat daha sıcak hale geliyor ve bu kartuştaki boyar madde o incecik delikten çıkıyor....vs vs.
Güneşten 7 kat sıcak!!!Mesele burda işte bu ne sıcaklıktır filanda değil.Asıl mesele bu 2 milisaniyenin başlangıcı ile son anına kadar yavaşlatarak belki günlerce yada aylarca sürecek bir yavaşlıkta inceleyebilsek ne olurdu?Asıl mesele bu soru bence...
Biz en küçük parçamızdan başlayarak her biri kendi ölçüsünde evrenin modelleri olan sayısız sistemden meydana gelmiş organizmalarız en nihayetinde.
Bu noktadan hareketle o güneşten yedi kat sıcak olan odacıkta bir evren yada (bizim algımızın o ölçüde olduğunu varsayarak konuşuyorum,olmadığını biliyorum ama ya bilgimiz bunu da kapsar hale gelirse bir gün?) evrenler sistemi var olup yok olmaktaysa.
Big bang'i hayal edin.Bir noktadan başlayan ve daha önceleri sıcak olan ve soğumakta olan bu yaşlanan evrendeyiz hepimiz.Ve bir gün bu genişlemenin bitip evrenin çökeceği tahmin edilmekte.
Bu varsayımla ilgili satırlar dolusu yazı yazılıp teoriler ortaya koyulabilir ama ana konudan uzaklaşmak istemiyorum.
Bu 2 milisaniyede var olan bu mikro kozmik olayda yaşayan ve yok olan canlılar olduğunu farkedersek eğer ne olur?
Kuvvetle muhtemel bir kaç topluluğa bölünürüz ve bazılarımız o yeni bulunan yaşam formlarını koruma ve yaşatma derneği kurup onların özgürlüğünü ve yaşama hakkını gasp ettiğimizi söyler ve hp gibi şirketlerin önünde eylemlere başlarlar.
Birkaç tarikat bu formların tüm yaşantıları bizim algımızda 2 milisaniye ise bizde farklı bir yaşam formunun hayatında 2 milisaniyelik bir zaman dilimindeyiz diyerek propaganda yaparlar. vs. vs.
Bu tip teoriler kurgulamak kolay fakat zaman mefhumunun bu denli bir göreceliğe sahip olduğuna uyanan zihinlerimiz önce Einstein'in bu görecelik teorisini kanunlaştırıp rahmetle kendisini yad edecektir evvela.
Benim en çok merak ettiğim ya sonrası?
Nasıl yaşarız eskisi gibi?
Nasıl hala milattan önce ve milattan sonra gibi bir tarihsel çizgiden bahsedebiliriz?
Kısacası biz nasıl artık biz olabiliriz?Kısa yada uzun sürecek olan bir kaostan kendimizi nasıl koruyabiliriz?
Böylesi birşey ancak filimlerde olur ve çok saçma.
.
.
.
vs. vs.
Bundan 10 küsür sene önce cep telefonları da bu cümleler ile olamaz denilerek nitelendirilmişti.
Televizyon 20 küsür sene önce...
Araba 90-100 küsür sene önce...
.
.
.

